Nedir Bu 3.Nesil Kahvecilik?

Fresh Coffee

3. NESİL KAHVECİLİK!

Coffee Makes Everything Possible

Nedir Bu 3.Nesil Kahvecilik?

Şimdilerin popüler terimlerinden “3. Nesil Kahvecilik”, “gerçek ve iyi” kahveye ulaşma yolunda atılan en somut adımlardan biri. Bir diğer deyişle, kahveye hak ettiği değerin verilmesi olarak da tanımlayabileceğimiz bu yeni dünya söylemi, bir tür uzak kıta meyvesinin doğru işlemlerden geçerek, nihayetinde fincana özünü, muazzam tadını ve karakteristiğini koruyarak doldurulması anlamına da geliyor. Ağaçta yetişen ve üzüme benzeyen bir kahve meyvesinin çekirdeğinin nasıl bu kadar keyif verdiği de, onun hikayesinde saklı ve biraz da şaşırtıcı…

Kiminin sabah ayılırken, kiminin ders çalışırken ama herkesin günün her saatinde mutlaka ihtiyaç duyduğu bir anının olduğu kahvenin yolculuğu 575’li yıllara, yani 6. yüzyıl civarına dayanıyor. Kahve meyvesinin yetiştiği ağaç, 30 hatta 40 yıl boyunca meyve verebiliyor. Buna karşın hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde yaşayamadığından, sadece belli kuşaklarda yetişiyor. Bir anlamda soğuk çeşitleri ortaya çıkmadan önce genellikle içimizi ısıtan kahve, tropik iklimi daha çok seviyor.

Peki, saydığımız tüm koşullar sağlansa da rahatlıkla kahveyi işleyip içebilir miyiz? Bu sorunun cevabı ne yazık ki hayır. Çünkü olgunlaşan kahve meyvesinin 14 gün içinde toplanması gerekiyor. Aksi takdirde doğanın bu kıymetli armağanı maalesef çürüyor. Meyveler sağlıklı bir şekilde toplandığında ise çiftliklere yıkama, ayrıştırma, kurutma gibi işlemler için gönderiliyor. Bunlar tamamlandıktan sonra çuvallara doldurulan kahve, artık kavrulmak üzere yola çıkmaya hazır hale geliyor.
Tam da bu noktada yabancısı olmadığımız bir işlem karşımıza çıkıyor. Hatta çocukluğumuzdan beri mahalle bakkallarının kapısında gördüğümüz kahve kavurma işlemi, dilimize de “Kahverengi”ni kazandırarak yer etmiş. Ancak bu işlemin de, diğer tüm süreçlerde olduğu gibi birçok ayrıntısı var.

Kavrulmamış kahve çekirdekleri, sarıya dönük yeşil haldeyken özenle kavrulup içime bir adım daha yaklaşıyorlar. Dikkat edilmesi gereken ise kavurma işleminin hassasiyeti… Burada bir derece, bir saniye hatta kavuran kişinin parfümü bile kahveyi olumsuz etkileyebiliyor. Biraz acımasız bir tabir gibi görünse de, kahvenin biraz açgözlü olduğunu ve tüm nemi, kokuyu içine hapsetmek istediğini bu noktada söylemek gerekiyor. Nihayetinde tüm bu inceliklere özen gösterilen kahve çekirdekleri, deneyimli bir baristaya teslim edildiğindeyse o zaman keyif vakti gelmiş oluyor!

BARİSTA

Barista, artık çoğumuzun bildiği bir kelime… Kahveye emek ve gönül veren, onları son haline getiren kişilere verilen unvan olarak tanımlanıyor. Aşçılar için mutfak ne anlama geliyorsa, baristalar için de kahve aynıdır. Baristalar, kahveyi gerekli şekilde öğütme, hazırlama ve fincanda şölen yaratma ustalarıdır. Ve evet, 3. Nesil Kahvecilik gelecekten gelmiş gibi görünen ekipmanları da yine baristalar ustalıkla kullanır.

Kahve Çesitleri?

4Asset-12

CHEMEX

Kum saatini andıran Chemex, şu sıralar baristaların yanında sıkça görebileceğimiz bir aparat. Kağıt ya da metal filtre kullanılabilen bu demleme yönteminde kahvenin nasıl öğütüldüğü fazlaca önem taşıyor. Geç dem ve zengin bir tat isteyenler Chemex için kahvesini ince bir şekilde tercih edebiliyor. Chemex’i kullanırken kahveyi taze seçmek ve ideal lezzeti yakalamak için elektronik tartı kullanmak fark yaratabiliyor.

4Asset-2

V60

Filtre kahve demlerken çok da efor sarf etmek istemeyenler için V60 oldukça uygun bir seçenek. İçine kağıt filtre yerleştirilen fincanın altındaki delikten sürahiye kahvenin dolduğu V60, yaklaşık 3 dakikalık demleme süresi sonunda zengin bir kahve deneyimi sunuyor.

4Asset-3

AEROSPRESS

Kahvenin o yoğun, kokusuyla cezbeden tadını daha çabuk ve etkin bir şekilde ortaya çıkarmanın bir yolu da Aeropress. İtici bir piston yardımıyla hazırlanan kahvenin tüm aromasını kahveye taşımak için Aeropress, en doğru yöntem olarak biliniyor. Ancak Aeropress’te mutlaka ince öğütülmüş bir kahve kullanmak gerekiyor.

4Asset-3

SYPHON

Syphon’un dünyadaki ünü, Avrupa’dan Japonya’ya kadar geniş bir yayılma alanına sahip. İnce bir camdan yapıldığı için daha “Nazik” bir demleme aracı olan Syphon, aslında bir sistem harikası. Oldukça güçlü bir vakumu olduğundan Syphon ile demlenen kahveler yüksek gövdeli ve parlak bir yapıya sahip oluyor.